HAKKIMIZDA

KİLİS 7 ARALIK ÜNİVERSİTESİ BÜNYESİNDE KURULAN KİTAM

 

  1. 1.      Kentin Tarihsel Gelişim Süreci

Kilis, etrafında bulunan çok sayıda Höyük ve buralarda yapılan kazılardan anlaşıldığı üzere ilkçağlarda Hitit hâkimiyetinde bulunan bir yerleşim yeri idi. M.Ö. 1100 yılında Asurların idaresi altında yer alan kentin, Oylum Höyük’ten elde edilen bilgiler ışığında M.Ö.3000 yılından başlayıp İslam dönemini de içine alan sürekli bir yerleşime sahip olduğu anlaşılmaktadır.

            Şehir, Asur döneminden sonra Persler, ardından da Büyük İskender’in mirasçıları olan Selefkiler’in hâkimiyetinde kaldı. M.Ö. 64 te ise Roma yönetimine dâhil edildi. M.S. 365 yılından itibaren Bizans sınırları içerisinde yer almakla beraber Hz. Ömer döneminde İslam topraklarına katıldı. Bizans sınırında Avasım olarak kullanılan şehri Araplar da önceki devirler de olduğu gibi Killiz olarak nitelendirmekteydiler. Kilis ve civarı Ortaçağ’da Urfa Haçlı Kontluğu hâkimiyetine girdi. 1124’te Artukoğulları ardından da sırasıyla Eyyubiler ve Memlüklüler bölgenin idaresini ele aldılar. Timur’un Anadolu’yu istilası sırasında civardan özellikle de Azaz’dan gelenler Kilis’i canlandırmaya başladılar. Nihayet 1516 yılında Yavuz’un Memlük seferi sırasında Osmanlı egemenliği altına giren şehir, bu dönemde altı mahalleden oluşmaktaydı. Kanuni döneminde imar faaliyetleri açısından gelişimin kaydedildiği kent, XIX. Yüzyılda yaklaşık 8 yıl Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın oğlu İbrahim Paşa’nın kontrolünde bulundu.

XIX. yüzyılın sonlarında Halep Vilayeti’ne bağlı 20.000 nüfuslu Kaza merkezi olan Kilis’te 47 cami, 12 mescid, dört tekke ve 24 medrese bulunmaktaydı. Bunun yanı sıra 3 kilise, 5 hamam, 740 dükkân, 7 han, 11 fırın, kıymetli kumaşların üretildiği 120 atölye, 15 kahvehane, 1 eczane ve 32 mahallede 4100 hane yer almaktaydı. Dolayısıyla şehir Kuzey Suriye ile Kuzeydoğu Anadolu arasında bağlantıyı sağlayan önemli bir ticaret, kültür ve sanayi merkezi konumundaydı.

 1918 yılında Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından önce İngilizlerin ve bir yıl kadar sonra Fransızların işgaline maruz kalan Kilis, Milli mücadele döneminde destansı bir kurtuluş azminin ortaya konduğu şehriler arasında idi. 1921 yılında ise bugünkü sınırlarına kavuştu.

2. Kilis’in Tarih ve Kültür Mirasından Örnekler

2.1.Camiler

Ulu Camii: Caminin bulunduğu yerleşim yeri Kilis’in en eski mahallesidir. Cami adına uygun bir mabeddir. Kilis’in en büyük ve en eski camiidir. Kayıtlarda Cami-i Ke-bir olarak geçer. Ancak yapım tarihi tam olarak bilinmemektedir. En eski tamir kitabesinde caminin 1338 yılında onarıldığı anlaşılmakta buna göre yapının Os- manlı öncesi, Memluklar dönemine ait olduğu söylenebilir.

            Tekye Camii: 16. yüzyılda klasik Osmanlı üslubunda yapılmış, merkezi planlı bir camidir. Et- rafındaki yapılarla birlikte Canbolat Paşa Külliyesini oluşturur. Bu nedenle Canbolat Cami olarak da anılır. Cami 1553 yılında Kilis Sancak Beyi Canbolat Bey tarafından yaptırılmıştır.

Çalık Camii: 1682 yılında Hacı Ali Bin Mehmet Ağa (Çalık Hacı Ali) tarafından yaptırılan caminin özgün bölümü enine dikdörtgen planlı ve mihrap önü kubbeli tek bir mekândan ibarettir. Üç kemerli son cemaat bölümü vardır. Caminin kuzeyindeki geniş avluda camiden bir yıl önce yaptırılan medrese yer alır. Avlunun iki kapısı vardır. Batıya açılan kapısı muhteşem bir tak halindedir.

Kara Kadı (Kadı Camii): Bu cami kendi adını verdiği Tabakhane mahallesindedir. Eser, Karakadı Camii diye de bilinmektedir.  Kadı Camii 16. yüzyıl başlarında “Karakadı” adıyla tanınan Ali Bin Ahmed  Alaeddin  er-Rumi tarafından yaptırılmış, bu yüzden Kadıoğlu ve Karakadı adlarıyla da anılır. Cami özgün olarak kare planlı olup 19. ve 20. yüzyılda yapılan onarımlarla do-ğu-batı yönünde genişletilmiş ve enine uzanan dikdörtgen plana kavuşmuştur. Düz çatılıdır. Kıble duvarında, biri sonradan genişletilen bölümde iki mihrabı var- dır. Minber sonradan yapılmıştır.

Muallak Camii: Kilis’te iki katlı olarak yapılmış tek camidir. Canbolatoğulları’nın kâhyası olarak bilinen Tanrıverdi Hasan Bey tarafından XVII. Yüzyıl sonlarında yaptırılmıştır.  

2.2.Tekkeler

Mevlevihane:  Tekke Mahallesi, Cumhuriyet Alanı’nda olan bu yapı Adliye Sarayı (eski Hükü- met Konağı) ile karşı karşıyadır. 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında 90 mevlevihane vardı.  Kilis Mevlevihanesi ayakta kalabilen 32 mevlevihaneden biridir.

Şeyh Efendi Tekkesi: 1858 yılında Abdullah Sermest Efendi tarafından yaptırılan tekkenin avlusuna portalden uzanan bir dehlizle ulaşılır. Dehlizin güney kısmındaki derviş hücrelerinin kaıpıları avluya açılır. Mescit, avlunun güneydoğu köşesindedir. Ayrıca avluda banisinin türbesi de bulunmaktadır.

2.3.Hamamlar

Kiliste 5 hamam bulunmaktadır. Koca Hamam. Kilis’in en eski hamamıdır. 1545 yılında tamir edilmiştir. Hamam, soğukluk, ılıklık ve sıcaklık olmak üzere üç bölümden meydana gelmektedir.

Eski Hamam: 1562 yılında Kilis Sancak Beyi Canbolad Bey tarafından inşâ ettirilmiştir.

Paşa Hamamı: Bu hamamı da Canbolad bey yaptırmıştır.

Hasan Bey Hamamı (Çukur Hamam): Bu hamam, Canbolad Beyin kahyâsı ve Kilis zabıtı olan Hasan bin Tanrıverdi tarafından 17. Yüzyıl sonlarında inşâ ettirmiştir.

Tuğlu Hamamı: Daltabanoğlu Mehmed Paşa tarafından 1785 yılında yaptırılmıştır.

 

2.4.Kasteller

Bu kelime Kilis’te çeşme karşılığı olarak kullanılır. Günümüze ulaşan 15 Adet tarihi kastelin isimleri şunlardır:

Kurdağa Kasteli (1635), Fellah Kasteli (1652), İpşir Paşa Kasteli (1654), Mustafa Paşa (Pirlioğlu Kasteli) (1654), Mustafa Ağa Kasteli (Şıh Camii ) (1656), Murtaza Kasteli (1666), Hasırcı Kasteli (1761), Aynönü Kasteli(1807), Nahaslı Kasteli (1834) , Hafaf Kasteli  (1844), Salih Ağa Kasteli (1855), Küçük Çarşı Kasteli (XIX. Yüzyıl son çeyreği) ,Hacı Ömer Ağa Kasteli (1897), Nemika Kasteli (1911), Abuşağa Kasteli (1914)

 2.5.Mezarlar

Anıt Mezar: Polateli İlçesi Ömeroğlu köyü Balık Deresi yakınında olup; yöre halkı bu kalıntıyı “ domuz damı” sözüyle nitelemektedir. Tonoz örtülü, tek parça olan anıt mezar, 4,60x 1.15 cm. boyutunda, 3.30 cm. yüksekliğinde bazalt kesme taştan yapılmıştır.

Oylum Höyük: Kilis-Gaziantep karayolu üzerinde aynı adı taşıyan köyde yer almaktadır. Gerek yüzey araştırmaları, gerekse gerçekleştirilen kazılar, höyüğün en azından Geç kalkolitik dönem’den (M.Ö. 3500-3000) itibaren kesintisiz olarak yoğun iskân gördüğünü ortaya koymaktadır.

Mozaikli Bazilika: Oylum Höyüğün 200 metre batısında bulunan bu kalıntı VI. Yüzyıl’a tarihlenen Erken Hıristiyanlık Dönemi’ne ait bir bazilikadır.

Ravanda Kalesi:  Kilis’in 24 km. kuzeybatısında Polateli İlçesine bağlı Belenözü (Ravanda) köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Ortaçağ kalelerinden biri olan bu kale Haleb’e giden yolların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulmuştu.

2.6.Yatırlar

Kilis ve çevresinin fethi sırasında İslam mücahitlerinden bazıları bu topraklarda şehit düşmüştür. Bu sahabelerden türbesi belli olanları şöyle sıralayabiliriz;

Şurahbil bin Hasene Türbesi: Kiliste Karataş tepesinde yer almaktadır. Mekkeli Müslümanlardandır. Habeşistane hicret edenler arasında yer aldı. Ayrıca, peygamberimizin vahiy kâtipliğini yaptı.

Şeyh Muhammed Ensâri: Yeni Mahallede, İslam Bey Parkı’nın içinde yer almaktadır. Edinilen bilgiye göre islam ordusunda cerrah olarak görev yapmıştır.

Şeyh Muhammed Türbesi: Şehrin batısında yüksekçe bir tepede yer almaktadır. Evliya Çelebiye’in Seyahatnamesinde bildirdiğine göre burada sahabe-i kiramdan Şeyh Muhammed Arabi ve Rıttali diye bir zat yatmaktadır.

Şeyh Mansur Türbesi: Evliya Çelebi’nin bildirdiğine göre Peygamberimizin çeşnigirbaşılığını yapan zat burada medfundur.

 

2.7.Tarihi Konaklar

Kilis’te birçok tarihi konak bulunmaktadır. Bunların en önemlileri şunlardır: Akıncı Konağı, Binbaşı Konağı, Neşet Efendi Konağı, Ahmed Beğ Konağı, Süpürgeci Konağı.

2.8.Kabaltı

Salih Efendi Kabaltısı, Hasan Bey Kabaltısı.

2.9.Önemli Şahsiyetler

            Mercidabık Savaşıyla (1516) Osmanlı topraklarına katılan Kilis’te birçok âlim, şair ve din adamı yetişmiştir. Bunlara örnek olarak;

Fakri Dede, Çekmecelizâde Hacı Mustafa Efendi, Hüseyin Resim Efendi, Üryanizâde Osman Efendi, Uncuzade Hasan Efendi, Mustafa Ruhi Efendi, Sadakazâde Hacı Sadık Efendileri söyleyebiliriz. Bunun haricinde birçok din âlimi, şair ve edib de bulunmaktadır.

Mustafa Ruhi Efendi. Şair- Âlim. (1720-1796)

Çekmecelizâde Mehmed Efendi- Âlim. (1739-1807)

Abdullah Sermest Efendi. Âlim- Şair ve mutasavvıf. (1819- 1880)

Hocazâbe Abdullah Enveri- Âlim- Mantıkçı. (1826-1887)

Muallim Rıfat (Bilge). İlim adamı. (1874- 1953)  ( Şark dil ve edebiyat uzmanı)

Necip Asım (Yazıksız) .  (1861-1935) Dilci-Türk Lisanı ve Tarih Müderrisi ve 3. 4. Ve 5. Dönem Erzurum milletvekili.

 

  1. 3.      Kilis Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi (KİTAM) Kurulmasına Yönelik Gerekçe

Kilis Tarihi ve Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi için Üniversitemiz Fen-Edebiyat Fakültesi’nde aktif olan Tarih ve Türk Dili ve Edebiyatı bölümlerinden faal olarak istifade edilecektir. Ayrıca Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde her iki Anabilim dalında lisansüstü programlar açıktır.

Kurulacak Merkezde toplanacak olan arşiv vesikaları, yazma eserler, görsel ve basılı materyal ilgili bölüm ve anabilim dallarındaki lisans ve lisansüstü öğrencilerin istifadesine açık olacaktır. Bu bağlamda kentin tarihi, kültürel ve edebi mirasını layıkıyla ortaya çıkarmak adına araştırmalar ve lisansüstü düzeyde tezler yaptırılacaktır.

Merkez akademik bir birim olarak Tarih ile Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencilerine kaynakların değerlendirilmesi noktasında katkı sunacağından aynı zamanda uygulamalı bir araştırma-öğrenim merkezi konumunda olacaktır. Dolayısıyla lisans ve lisansüstü düzeyde öğrencilerimize mesleki formasyon ve metodolojiye yönelik bilimsel yetkinlik kazandıracaktır. 

Merkezin mevcut programlardan öne çıkan farkı ise bir arşiv-kütüphane olarak özgün, ve spesifik alanda başka bir deyişle kent tarihi-kültürü kapsamında araştırma yapmak isteyen genç akademisyen adayları ile araştırmacılara zengin bir kaynak sağlayacak olmasıdır. KİTAM aynı zamanda bilimsel bir çalışma ortamı sunacaktır.

KİTAM’ın üniversitemize bölge ile ilgili akademik çalışmalar kazandırmanın yanı sıra gerek yapılan çalışmaların basılı hale getirilmesi gerekse diğer sosyo-kültürel faaliyetleriyle kent ahalisine bulundukları yerin gelişim sürecini ve kültür varlıklarını layıkıyla tanıtmakla birlikte kültür turizmi noktasında şehre gelen ziyaretçilere otantik bir mekânda Kilis hakkında bilgi edinme imkânı sunarak bu kadim şehrin önemine yönelik toplumsal farkındalığa katkı sağlayacaktır.        

Merkez için hâlihazırda Üniversitemiz kütüphanesinde bir bölüm ayrılmıştır. Kütüphanenin bilişim araçları ve önceden temin edilmiş kaynaklar araştırmacıların hizmetine kısa vadede burada sunulacaktır. Ancak KİTAM şehir merkezinde bir konak bünyesinde faaliyet gösterecektir. Merkezin ruhuna uygun mekân araştırması ve temini noktasında sona gelinmiştir. 3 ay içerisinde kamulaştırılması ve yaklaşık 6 ay içerisinde tam teşekküllü olarak faaliyete geçirilmesine yönelik planlama ve proje işleri tamamlanmıştır. Yaklaşık 15 odadan ve geniş bir avludan mürekkep olan konak içerisinde araştırma, kütüphane ve arşiv bölümlerinin yanı sıra dinlenmeye yönelik sosyal bölümler de yer alacaktır.  

Merkez bünyesinde;

  1. Tarih öncesi devirler
  2. Suriye ve özellikle de Halep bağlamında tarihi gelişim
  3. Mimari eserler
  4. Edebi eserler
  5. Kültür varlıkları
  6.  İnanç turizmine katkı sağlayan dini kurumlar ele alınacaktır.

Günümüzde Ensar şehir olarak adlandırılan Kilis’in tarihi, kültürel zenginliği söz konusu Merkez sayesinde bilimsel ve akademik çalışmalarla külliyat halinde ortaya konacak ve Kilis hakkıyla ve layıkıyla tanıtılacaktır.

Son Güncelleme: 2018-07-19 09:43:40

                                                                                       Bilgi Islem Daire Baskanligi © 2010-2018